Vasiyetnamenin Reddi ve Vasiyetnamenin İptali

Yargıtay Kararları Dergisi’nin Şubat 2017 sayısının 352’nci sayfasında pek sık rastlanmayacak türde bir karar yayımlandı. Karara konu olayda, sahibi olduğu taşınmazın tamamını vasiyetname yoluyla oğluna bırakarak ölen bir babanın ardından oğul mahkemeye başvurarak;

“Babam burayı bana olan düşkünlüğünden ötürü bana vasiyet etti ama aslında annemin de burada hakkı var. O yüzden ben bu vasiyetnamenin iptalini istiyorum.” 

şeklinde talepte bulunuyor. İşin bir diğer ilginç tarafı da şu: Mahkeme, verdiği kararda;

“Hayır olmaz, vasiyetname geçerli, burası senin, baban sana bırakmış, senin vasiyeti kabul etmemen vasiyetin geçersiz olduğunu göstermez.” 

mealinde gerekçelerle erkek çocuğun davasını reddiyor. Dava temyize gidiyor ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesi davacının talebinin “vasiyetnamenin iptali” değil “vasiyatnamenin reddi” olduğunu, Medeni Kanun (Madde 616) uyarınca vasiyet alacaklısının vasiyeti reddetme hakkı olduğunu, yasal ve atanmış mirasçıların mirası reddedebileceğini (Madde 605), mirasın reddi konusunda görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğunu (Madde 609), davanın asliye hukuk mahkemesinde açılmasının hatalı olduğunu, yerel mahkemece görevsizlik kararı verilerek dosyanın sulh hukuk mahkemesine gönderilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının isabetsiz olduğunu belirterek kararı bozuyor.

Yargıtay’ın bu kararı, vasiyetnamenin iptali ile vasiyetnamenin reddinin iki ayrı müessese olduğuna dikkat çekmesi açısından önemli. Vasiyetnamenin iptali dendiği zaman, saklı paylı olsun olmasın yasal mirasçıların (veya istisnai durumlarda vasiyet alacaklısının) söz konusu vasiyetnamenin hükümsüz kılınması için attıkları hukuki adımlar anlaşılmalı. Vasiyetnamenin iptali davasında amaç vasiyet edilen mirasın vasiyet edilenin olmaması, davacı tarafından elde edilmesidir. Vasiyetnamenin reddi dendiği zaman ise söz konusu vasiyetname ile lehine bir kazandırmada bulunulan şahsın “ben bunu istemiyorum” demesi, yani vasiyetnamenin uygulanmasında maddi menfaati olmasına rağmen bunun aksini tercih etmesi anlaşılmalıdır. Bahsedilen Yargıtay kararından da anlaşılacağı üzere vasiyetnamenin reddi aslında mirasın reddinin bir türüdür. Mirasın reddi uygulamada hemen hemen her zaman borca batık bir terekenin yasal mirasçılar tarafından reddedilmesi şeklinde ortaya çıkar. Vasiyetnamenin reddi şeklinde bir mirasın reddi çok daha az görülür.

 

Share

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir