Eşin Yasal Mirasçılığı

Sağ Kalan Eşin Mirasçı Olması

Mirasbırakanın (murisin) evli olduğu kişi (eş), mirasbırakanın ölümü anında hayatta olmak şartıyla, kural olarak, yasal mirasçılar arasında yerini alacaktır. Peki eşin yasal miras payı nedir? Bu sorunun değişik ihtimallere göre cevaplandırılması gerekmektedir.

Medeni Kanundaki Zümre Sistemi

Eşin yasal mirasçılığını anlayabilmek için öncelikle zümrenin ne demek olduğunu kavramak gerekir. Zümre, “takım” veya “topluluk” anlamına gelen bir kelimedir. Medeni Kanun uyarınca yasal mirasçılar, mirasbırakana yakınlık derecelerine göre toplam 3 (üç) zümreye ayrılmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki eş herhangi bir zümreye dahil olan bir yasal mirasçı değildir. Eşin yasal mirasçılığı Medeni Kanunun 499. maddesinde özel olarak düzenlenmiştir. Buna göre eşin yasal miras payı hangi zümreyle birlikte mirasçı olduğuna göre değişiklik gösterecektir.

Öncelikle zümrelerin hangi yasal mirasçılardan oluştuğuna bakalım:

  • Birinci zümre yasal mirasçılar mirasbırakanın altsoyudur. Evlatlığı bir kenara koyacak olursak, altsoy demek mirasbırakanın çocukları veya onların çocukları (yani torunlar) veya onların da çocukları (torun çocukları) veya onların da çocukları (torun torunları) demektir. Altsoy aşağıya doğru sınırsızdır, yani mirasbırakanın çocuğunun çocuğunun çocuğu (…) şeklinde sonsuza kadar (tabii ki teorik olarak) devam eder.
  • İkinci zümre yasal mirasçılar mirasbırakanın ana ve babası ile onların altsoyu yani kardeşler ve kardeş çocuklarıdır.
  • Üçüncü zümre yasal mirasçılar ise mirasbırakanın büyük ana ve babaları ile onların altsoyudur.

Eşin Yasal Miras Payı

Sağ kalan eş her zümre ile birlikte mirasçı olur. Eşin miras payı kendisiyle birlikte mirasçı olanların hangi zümreye dahil olduğuna göre değişecektir.

  • Sağ kalan eş, birinci zümre (örneğin mirasbırakanın çocukları) ile birlikte mirasçı oluyorsa yasal miras payı 1/4’tür. Örnek: Mirasbırakan M’nin ilk eşinden olma 2 (iki) çocuğu vardır. M, ikinci evliliğini E ile yapar ve bu evlilikten de 1 (bir) çocuğu olur. M öldüğünde birinci zümrede 3 (üç) yasal mirasçısı yani çocukları mevcuttur. Bu durumda E’nin miras payı 1/4 olur. Çocuklar da geriye kalan 3/4’ü eşit olarak paylaşırlar.
  • Sağ kalan eş, ikinci zümre ile birlikte mirasçı oluyorsa yasal miras payı 1/2’dir. Örnek: Mirasbırakan M, E ile evlenir ve altsoyu (çocuğu) olmadan vefat eder. M’nin ana ve babası olan A ve B de hayattadır. Bu durumda E, sağ kalan eş sıfatıyla M’nin mirasının yarısına (1/2) sahip olacaktır. A ve B ise 1/4’er payla yetineceklerdir.
  • Sağ kalan eş, üçüncü zümre ile birlikte mirasçı oluyorsa yasal miras payı 3/4’tür. Örnek: Mirasbırakan M öldüğünde geride sadece eşi E ve amca çocuğu (kuzen) K kalmıştır. Bu durumda E mirasın 3/4’üne, K ise 1/4’üne sahip olacaktır.
  • Nihayet mirasbırakanın her üç zümrede de mirasçısı yoksa, sağ kalan eş mirasın tamamına sahip olur. Sağ kalan eş bu şekilde devletin yasal mirasçılığını da engellemiş olur.

Önemle belirtmek gerekir ki bir mirasbırakanın birden fazla zümrede yasal mirasçısı olamaz. Zira bir zümrede mirasçı olması sonraki zümredeki tüm mirasçıların mirasçılığını engeller.

Ayrık Durumlar Olabilir

Unutmamak gerekir ki yukarıda söylenenler ve verilen örnekler olağan şartlarda geçerlidir. Mirasçılıktan çıkarma (ıskat), mirastan yoksunluk, vasiyetname yolu ile saklı paylı olmayan mirasçılara mirastan pay vermeme veya saklı paylı mirasçıların saklı paylarına dokunmamak suretiyle yasal miras paylarında değişiklik yapılması, mirastan feragat sözleşmesi vb. hallerde gerek sağ kalan eşin gerek diğer yasal mirasçıların yasal miras payları değişebilecektir.

Boşanma Aşamasındaki Eşin Yasal Mirasçılığı

Eşin mirasçı olabilmesi için mirasbırakanın ölümü anında mirasbırakanla evli olması şarttır. Boşanmış kişiler (eski eşler) birbirlerine mirasçı olmazlar. Peki mirasbırakanın ölümü anında mirasbırakan ile sağ kalan eş arasında sürmekte olan bir boşanma davası varsa ne olacaktır? Bu soruya Medeni Kanunun 181’nci maddesi şu şekilde cevap vermektedir:

“Boşanan eşler, bu sıfatla birbirlerinin yasal mirasçısı olamazlar ve boşanmadan önce yapılmış olan ölüme bağlı tasarruflarla kendilerine sağlanan hakları, aksi tasarruftan anlaşılmadıkça, kaybederler.

Boşanma davası devam ederken, ölen eşin mirasçılarından birisinin davaya devam etmesi ve diğer eşin kusurunun ispatlanması halinde de yukarıdaki fıkra hükmü uygulanır.” 

Hükmün ikinci fıkrasından açıkça anlaşılacağı üzere, ister mirasbırakanın ister sağ kalan eşin açtığı bir boşanma davası esnasında mirasbırakan ölürse, mirasbırakanın eşi haricindeki yasal mirasçılardan herhangi biri veya hepsi davayı devam ettirerek sağ kalan eşin kusurunu ispat ederlerse sağ kalan eş mirasçı olamayacaktır.

Eşler Arasındaki Yasal Mal Rejiminin Etkisi

Mutlaka değinilmesi gereken bir konu da Yeni Medeni Kanunun yasal mal rejimi olan “edinilmiş mallara katılma rejiminin” sağ kalan eşin mirasçılığına yönelik olası pozitif etkisidir. Unutulmamalıdır ki mirasbırakanın ölümüyle evlilik birliği son bulur ve buna bağlı olarak mirasbırakanla sağ kalan eşi arasındaki mal rejimi de nihayete erer. Sağ kalan eşin “mal rejiminin tasfiyesi” amacıyla mirasbırakanın çocuklarına (bunlar sağ kalan eşin öz çocukları olabileceği gibi mirasbırakanın önceki eşinden/eşlerinden olma çocuklar da olabilir) karşı açacağı bir dava sonucunda mirasbırakanın malvarlığı içerisinden belirli bir pay öncelikle sağ kalan eşe (mal rejiminin tasfiyesi kapsamında) verildikten sonra geriye kalan kısımdan (ki bu terekenin ta kendisidir) sağ kalan eş (bu sefer miras hukuku kurallarına göre) yine pay alacaktır. Bu durum, olaya göre sağ kalan eşin haddinden fazla pay alması sonucunu doğurabilir ve adaletsizliklere yol açabilir. Medeni Kanunumuz bu anlamda eleştiriye açıktır.

Share

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir